Küresel finans merkezlerinden biri haline getirilmesi planlanan ve bu yıl açılması öngörülen İFM’de yer alacak işletmelere 10 yıl süreyle kurumlar vergisinden yüzde 100’lük indirim sağlanacak.

Dünya Gazetesi'nde yer alan habere göre, küresel finans merkezlerinden biri haline getirilmesi planlanan ve bu yıl açılması öngörülen İFM’de yer alacak işletmelere 10 yıl süreyle kurumlar vergisinden yüzde 100’lük indirim sağlanacak. Finansal faaliyet harçları 5 yıl boyunca alınmayacak, hesap ve defterleri Türkçe tutma mecburiyeti olmayacak.

KURUMLAR VERGİSİ YÜZDE 100 OLACAK

İstanbul Finans Merkezi’nde (İFM) katılımcı belgesi alarak finansal faaliyette bulunan kuruluşların finansal hizmet ihracatı niteliğindeki faaliyetlerden 2022 - 2031 yılları arasında elde edilen kazançlar için kurumlar vergisi indirim oranı yüzde 100 olarak uygulanacak.

Katılımcı belgesi olan finansal kuruluşların İFM’de bulunan merkez ve şubelerinden alınması gereken finansal faaliyet harçları da 5 yıl süreyle alınmayacak.

KANUNU TEKLİFİ MECLİS BAŞKANLIĞI’NA SUNULDU

Bu yıl açılması planlanan İstanbul Finans Merkezi’nin (İFM) küresel finans merkezlerinden biri haline getirilmesi, İFM’de tüm altyapı ve üst yapının yönetilmesi ve işletilmesine ile burada faaliyet gösterenlere sağlanacak teşvik, indirim, istisna ve muafiyetleri düzenleyen İstanbul Finans Merkezi Kanunu teklifi Meclis Başkanlığı’na sunuldu.

İFM’de finansal faaliyetler, bankacılık, sermaye piyasaları, sigortacılık, finansal kiralama, faktoring ve benzeri piyasalar altında yer alan menkul kıymetler, türev araçlar, ödeme sistemleri, elektronik para ve benzeri faaliyet olarak sıralandı.

İFM’de yönetici şirket, Türkiye Varlık Fonu tarafından kurulan ve özel hukuk hükümlerine tabi olarak faaliyet gösteren anonim şirket olarak tanımlandı.

Yasa teklifine göre, İFM 20 yıl süreyle yönetici şirket tarafından yönetilecek, İFM’de faaliyet gösterecek katılımcılara Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi tarafından katılımcı belgesi verilecek. Katılımcı belgesi verilmesine, katılımcı belgesi muafiyet koşulları, belgenin askıya alınması ve iptaline ilişkin konular yönetmelikle belirlenecek.

Katılımcıların faaliyetlerine ilişkin izin, ruhsat, lisans ve onay başvuru işlemlerini yürütmek üzere kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinden oluşan tek durak büro kurulacak. Büro, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi tarafından idare edilecek.

Katılımcı belgesi alarak finansal faaliyet gösteren kuruluşların yurt dışında yerleşik kişilere sundukları finansal hizmetler, hizmetten nihai olarak yurt dışında faydalanılması koşuluyla finansal hizmet ihracatı olarak değerlendirilecek.

VERGİ VE HARÇ DESTEĞİ

Katılımcı belgesi alan finansal kuruluşlar tarafından İFM’de gerçekleştirilen finansal hizmet ihracatı niteliğindeki faaliyetler kapsamında elde edilen kazançların yüzde 75’i kurumlar vergisi matrahının tespitinde, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından indirilecek. İşlemler ile bu işlemler nedeniyle lehe alınan paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden, faaliyetlere ilişkin işlemler her türlü harçtan, bu işlemlere ilişkin düzenlenen kağıtlar damga vergisinden istisna tutulacak.

GELİR VERGİSİ İSTİSNASI

Katılımcı belgesi alan finansal kuruluşların İFM’de istihdam ettikleri personele ödenen aylık ücretin gerçek safi değerinin; yurt dışında en az 5 yıllık mesleki tecrübeye sahip kişilerde yüzde 60’ı, yurt dışında en az 10 yıllık mesleki tecrübeye sahip kişilerde ise yüzde 80’i gelir vergisinden istisna olacak.

Bu istisna, İFM’de çalışmaya başlamadan önceki son 3 yılda Türkiye’de çalışmamış olan personelin ücret gelirlerine uygulanacak. Ayrıca, İFM’deki taşınmazların kiralanmasına dair işlemler her türlü harçtan ve bu işlemlere ilişkin düzenlenen kağıtlar damga vergisinden istisna tutulacak.

TÜRKÇE DEFTER TUTMA ZORUNLULUĞU OLMAYACAK

Yasa teklifi ile İFM’de faaliyette bulunan katılımcılara Vergi Usul Kanunu, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine bağlı olmaksızın defter ve belgeleri yabancı para birimleriyle tutabilmelerine yönelik olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yetki veriliyor.

Katılımcıların kendi aralarında ve İFM’de yürüttükleri faaliyetler kapsamında düzenlenen her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve defterlerini Türkçe tutma mecburiyeti de olmayacak.

Katılımcılar kendi aralarında İFM’de yürüttükleri faaliyetler kapsamında, faaliyetlerinin tabi olduğu mevzuata aykırı olmaması kaydıyla, özel hukuka tabi olarak yaptıkları her nevi işlem ve sözleşmelerde serbestçe hukuk seçimi yapabilecek.

UZMANLAR NE DİYOR?

“TÜRKİYE FİNANSAL TEKNOLOJİLERE KAPIYI ARDINA KADAR AÇIYOR”

Nazmi Karyağdı / E. Gelir İdaresi Strateji Başkanı

TBMM’ye sunulan İstanbul Finans Merkezi Kanun Teklifi ’nin oldukça önemli ve cazip bir içerikle hazırlandığı anlaşılıyor. İstanbul’un Londra, Dubai gibi finansal merkezlerin yanında yer alması amaçlanıyor. Teklifi n odağını ise iş yapma kolaylığını sağlayıcı maddeler ile bölgede faaliyet gösterecek kurumların 10 yıl süreyle kurumlar vergisiz bir ortamda yer almaları oluşturuyor.

Teklifi n en önemli özelliği ise; bölgede elde edilen kazançları yurtdışından elde edilen ve hizmet ihracı kazancı olarak tanımlanan kazançlar ile Türkiye’de elde edilen kazançlar olarak ikiye ayırmış olmasıdır. Getirilen kurumlar vergisi avantajı, BSMV, harç ve damga vergisi istisnası yurtdışından elde edilen kazançlara uygulanacak. Türkiye içinde elde ettikleri kazançlar ise genel vergileme rejimine tabi olacak.

Bu durumda İFM’de konuşlanıp faaliyet gösteren katılımcı belgesi sahipleri yurtdışına hizmet verip kazanç ettiklerinde ilk 10 yıl hiç kurumlar vergisi ödemeyecekler. Sonraki yıllarda da elde ettikleri kazancın yüzde 25’i üzerinden vergi verecekler. BSMV, damga vergisi istinası ise süresiz olarak uygulanacak.

Bölgede çalışmak için yurtdışından İstanbul’a gelecek olan finans çalışanlarına ise çeşitli şartlar altında sağlanan ücretlerin yüzde 60 ila yüzde 80’inin gelir vergisinden istisna edilmesi de ayrıca cazip bir uygulama. Özetle ifade etmek gerekirse Türkiye, bu kanun teklifi ile yıllarca pek çok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkenin uluslararası finansı kendisine çekip, bazı şehirlerini finans merkezi yapma konusundaki uygulamalarına muadil bir uygulamayı hayata geçiriyor. Türkiye, bu yasa teklifi ile finans sektöründe faaliyet gösteren uluslararası sermayeye, finans çalışanlarına ve finansal teknolojiye kapılarını ardına kadar açıyor.

“MERKEZ OLMANIN EN ÖNEMLİ UNSURU, EKONOMİK, HUKUKİ, BEŞERİ VE FİZİKİ YAPIDIR”

Burcu Aydın Özüdoğru / Bilkent Üniversitesi YZ Öğretim Üyesi, Eski IMF Ekonomisti:

İstanbul’u uluslararası bir finans merkezi yapma projesi yaklaşık 15 yıl öncesine dayanan bir projedir. 2007-13 yıllarını kapsayan 9. Kalkınma Planı’nda, İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Projesi ile İstanbul’un bölgesel ve küresel bir finans merkezi olması amaçlanmıştı. Küresel finansal kriz öncesi yıllarda Türkiye, gelişmekte olan ülkeler arasında parlayan yıldızlardan biriydi ve finansal yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgisiyle bölgesel bir finans merkezi olma adına önemli bir adaydı.

2010’lu yılların ikinci yarısında uygulanan ekonomi politikalarının finansal piyasalar açısından öngörülebilirliğini yitirmesiyle birlikte ise uluslararası yatırımcılar ülkemizdeki fi ziki ve portföy yatırımlarını önemli miktarda azalttı. Meclise sunulan İFM tasarısında, uluslararası finansal yatırımcıyı ülkemize çekmek için gelir ve kurumlar vergisi ile finansal faaliyet harçlarından muafiyet gibi vergisel havuçlar sunulduğunu görüyoruz.

Rusların Antalya'da Konut Arayışı Arttı! Rusların Antalya'da Konut Arayışı Arttı!

Oysa yapılan çalışmalar, bir şehrin finansal merkez olmasını sağlayan en önemli unsurların ülkenin ekonomik, hukuki, beşeri ve fi ziki yapısı olduğunu gösteriyor. Örneğin, Londra veya New York’un birer finans merkezi olması, bu şehirlerin elinde tuttuğu kalifiye insan gücü, eğitim sistemi, ulaşım ve bilişim altyapısı ile ülkelerinin hukuki ve ekonomik gücüdür. Zira her iki ülke de vergi yükü açısından uluslararası ölçekte dezavantajlı bir konumdadır.

“SINIRLI DA OLSA VERGİ CENNETİ HALİNE GETİRİLMEK İSTENİYOR”

Yılmaz Sezer / Güncel Grup Yönetim Kurulu Başkanı

Sunulan kanun teklifi ne göre IFM özerk bir bölge haline getirilen sınırlıda olsa tabir yerinde ise bir “Vergi Cenneti” haline getirilmek istenilmektedir. Söz konusu teklife göre; Kurumlar Vergisi 2022-2031 tarihleri arasında oran 0 (sıfır) olarak uygulanacak. Gelir Vergisi:

“Çalışanların ücretleri üzerinde belirli şartlar dahilinde belirli oranlarda vergi kesintisi yapılmayacak. Finansal faaliyetlere ilişkin 5 yıl süreyle harç ödemeyecektir.” IFM’nin global bir finans markası haline gelebilmesi için yerinde ve gerekli tedbirler, ancak dünya genelinde var olan ekonomik sıkıntılar belli bir süre devam edeceği düşünülecek olursa, yabancı yatırımcılara ek teşvikler de getirilebilir. Mevcut hali ile sadece yabancı personel çalıştıranlara bir farklılık verilmiş durumda oysa kurumlar vergisi başta olmak üzere, faaliyet harçlarının süreli istihdam yabancı yatırıcımlar için daha uzun uygulanabilir.