2022'nin son 8 ayında arsa ve tarlaların tüm gayrimenkul içindeki satış payı yüzde 30’lardan yüzde 50’ye dayandı. Bu yöneliş, tarım alanlarının yok olması riskini beraberinde getirebilir.

Patronlar Dünyası'nda yer alan habere göre, Türkiye'de bu yılın 8 ayında 2 milyon 137 bin 670 gayrimenkul satış işlemi yapıldı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü yetkililerinden edinilen bilgiye göre, ağustosta 311 bin 428 gayrimenkul satış işlemi yapıldı, 3 milyar 461 milyon 209 bin 600 lira tapu harcı geliri sağlandı.

Birgün'deb Ezgi Can Ceylan'ın haberine göre ağustosta, 222 bin 578 gayrimenkul satış işleminin yapıldığı temmuza göre, gayrimenkul satış işlemi oranında yüzde 40 artış oldu.

Ülke genelinde Ocak-Ağustos 2022 döneminde 2 milyon 137 bin 670 gayrimenkul satış işlemi yapıldı. Bu işlemlerden 24 milyar 480 milyon 235 bin 785 lira tapu harcı geliri elde edildi.

İşlemlerin 917 bin 458'ini konut, 371 bin 358'ini arsa, 593 bin 521'ini tarla satışı oluşturdu. En çok gayrimenkul satış işlemi İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa oldu.

PANDEMİ TETİKLEDİ

Gayrimenkul Uzmanı Nilüfer Kas, önceki yıllarda tüm gayrimenkul satışları içinde tarla ve arsa satışlarının payının yüzde 30 olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:

Bu oran geçen yıl yüzde 40’a bu yıl ise yüzde 50’ye dayandı. Türkiye’de son beş yılda yıllık ortalama bin 500 adet konut satışı 1 milyon adette tarla arsa ve iş yeri satışı olurdu.

Pandemiden sonra özellikle müstakil bina arayanlar konutlardaki fiyat artışını bypass edebilmek amacıyla arsa ve tarla alımına yöneldi. Bu da tüm gayrimenkul satışları içinde arsa ve tarla satış oranının yüzde 30‘lardan yüzde 50’lere çıkmasına sebep oldu.”

TARIM BÖYLE YOK OLUYOR

Son iki yılda arsa ve tarla fiyatlarının konut fiyatları ile yarışır vaziyete ulaştığını aktaran Nilüfer Kas, “Arsa ve tarla fiyatlarının yüzde 100’ün üzerinde zam gördüğünü söyleyebiliriz. Arsa ve tarlaya olan rağbet fiyatların artışının da önünü açmış oldu.

Birkaç yıl öncesine kadar metre karesi 100 TL olan tarla ve bahçeler yani herhangi bir imarı izni bulunmayan araziler bugün için imarlı olan arsalarla yarışır vaziyette” dedi.

Emlak Uzmanı Kas, tarla ve bahçe satışlarının artmasının riskine ilişkin şu görüşü paylaştı:

“İmarsız bir araziyi satan alanlar Tiny House dediğimiz son dönem karavan tipi konutlarla imarlı arsaymış gibi kullanmaya çalışıyor.

Bir Konut Kampanyası da Emlak Konut'tan! Bir Konut Kampanyası da Emlak Konut'tan!

Böylece tarım için kullanılacak, ekilecek bahçeler de arsa gibi satışa sunuluyor Bu da gelecekte gıda krizine güçlendirecek etkenlerden biri olabilir. Geçen yıl konut dışındaki tüm gayrimenkul satışı bu yılın sadece ilk 8 ayındaki tarla ve arsa satışı kadar neredeyse. Yılsonuna kadar yapılacak satışlarla bir rekor kırılabilir.

KONUT VE TOPRAK YATIRIM ARACI OLAMAZ

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Balaban, arsa ve tarlaya yönelmenin amacının paranın değerini korumak olabileceğini söyledi.

Prof. Balaban, “Liranın değer kaybı karşısında önce konut ve otomobile yönlendiler. Konut fiyatları ve kira aşırı şekilde arttı.

Şimdi parayı bir şeye çevirme psikolojisi var. Konut fiyatları aşırı artınca daha uygun fiyatlı olan arsa ve tarlaya yönelmiş olabilirler. Ekonomistler de 'Ucuz kredi olursa ne bulursanız alın' tavsiyesinde bulunuyor. Bu da talebi artırıyor olabilir. " dedi.

Arsa ve tarlaya yönelmenin üç riskini Prof. Balaban şöyle aktardı:

1. Tarım arazisi ve bahçeyi alanlar burada tarım üretim yapmayacak

2. Kente yakın yerlerdeki araziler üzerinde imar baskısı oluşabilir. Belediye meclislerine yayılmasını öngörülmeyen bölgeleri imara açma baskısı gelebilir. Planlamayan alanlara yayılım sözkonusu olabilir.

3. Küçük alanların karavan tipi ya da küçük ev biçiminde yapılar için ya da hobi bahçesi gibi kullanımı, bölgeyi değiştirir. Yol yapmak, su elektrik taşımak gerekir. Belediyeler üzerinde de planlanmayan yük oluşturur.

Osman Balaban, şu görüşleri paylaştı:

Konut, barınma temel insan hakkıdır. Konutu yatırım aracı olarak görmenin sonucunu yaşadık. Kiralar artık orta gelirli bir ailenin bile ödeyemeyeceği noktaya ulaştı.

Kira bir ailenin gelirinin yüzde 25’ini oluşturması gerekirken bu oran yüzde 60’lara ulaştı. Şimdi bu durum tarla ve arsaya uzanmışsa bu sorunların katmerlenmesi anlamına geliyor. Konut ve toprağı bir an önce yatırım aracı olmaktan çıkaracak adımlar atılmalı.