gzt'de yer alan habere göre, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, 6 Şubat günü gerçekleşen Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli 7.7 ve 7.6'lık depremler ve 20 Şubat'ta gerçekleşen Hatay Yayladağı merkezli 6.4'lük depremlerin meydana getirdiği maddi kayıplarla ilgili bir rapor yayınladı.

'Kahramanmaraş ve Hatay Depremleri Raporu'nda bölgedeki konut sayıları ile hasarlı konut sayıları da açıklandı.

Rapora göre; depremden etkilenen 11 ilde toplam 5 milyon 649 bin 317 konut bulunuyordu. Bu konutlardan 518 bin 9'u 'Acil+Ağır+Yıkık' olarak nitelendirilirken, 131 bin 577'si 'Orta Hasarlı', 1 milyon 279 bin 727'si ise Az Hasarlı olarak belirlendi. Toplamda 1 milyon 929 bin 313 konutun hasar aldığı ortaya çıktı.

En çok zarar gören iller Adıyaman, Kahramanmaraş, Malatya ve Hatay

Depremden konut anlamında en çok zarar gören iller ise; Adıyaman, Kahramanmaraş, Malatya ve Hatay oldu. Adıyaman'da konutların yüzde 68.1'inde, Kahramanmaraş'ta yüzde 57.8'inde, Malatya'da yüzde 55.6'sında, Hatay'da ise 50.8'inde hasar tespit edildi.

11 il ortalamasına bakıldığında ise depremler sonucunda hasar alan binaların oranı yüzde 34.2... Yani yaklaşık olarak bölgedeki her 3 konuttan 1'i deprem nedeniyle hasar aldı.

Strateji ve Bütçe Başkanlığı, 6 Şubat günü gerçekleşen Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli 7.7 ve 7.6'lık depremler ve 20 Şubat'ta gerçekleşen Hatay Yayladağı merkezli 6.4'lük depremlerin meydana getirdiği maddi kayıplarla ilgili bir rapor yayınladı.

'Kahramanmaraş ve Hatay Depremleri Raporu'nda bölgedeki konut sayıları ile hasarlı konut sayıları da açıklandı.

Rapora göre; depremden etkilenen 11 ilde toplam 5 milyon 649 bin 317 konut bulunuyordu. Bu konutlardan 518 bin 9'u 'Acil+Ağır+Yıkık' olarak nitelendirilirken, 131 bin 577'si 'Orta Hasarlı', 1 milyon 279 bin 727'si ise Az Hasarlı olarak belirlendi. Toplamda 1 milyon 929 bin 313 konutun hasar aldığı ortaya çıktı.

Depremden konut anlamında en çok zarar gören iller ise; Adıyaman, Kahramanmaraş, Malatya ve Hatay oldu. Adıyaman'da konutların yüzde 68.1'inde, Kahramanmaraş'ta yüzde 57.8'inde, Malatya'da yüzde 55.6'sında, Hatay'da ise 50.8'inde hasar tespit edildi.

Gayrimenkulünü Kiraya Verene Muafiyet Sağlanmalı Gayrimenkulünü Kiraya Verene Muafiyet Sağlanmalı

11 il ortalamasına bakıldığında ise depremler sonucunda hasar alan binaların oranı yüzde 34.2... Yani yaklaşık olarak bölgedeki her 3 konuttan 1'i deprem nedeniyle hasar aldı.

"TÜİK, Bina ve Konut Nitelikleri Araştırması, 2021" kaynaklı tablo şöyle yorumlandı:

"Tablodan görüleceği üzere 1980 ve öncesi yıllarda inşa edilen binalarda yaşayan hanehalkı oranı Türkiye genelinde yüzde 12,6 iken; deprem bölgesinde yüzde 10 düzeyindedir. Bu oran bakımından Adana, Hatay ve Kilis, Türkiye ortalamasının üzerinde kalmaktadır. 1981-2000 yılları arasında inşa edilen konutlarda yaşayan hanehalkı oranı ülke geneli için yüzde 30,9 iken; 11 il ortalaması yüzde 27,6’dır.

Bu dönemde inşa edilen binalarda oturan hanehalkı oranı Adana ve Hatay’da Türkiye ortalamasının üzerindedir. 2001 ve sonrasında inşa edilen binalarda ikamet eden hanehalkı oranı bakımından Türkiye ortalaması yüzde 47,4 iken; deprem bölgesi ortalaması yüzde 51,1’dir. Bu kategoride Adana, Hatay, Kilis ve Osmaniye, Türkiye ortalamasının altında kalmaktadır. Adana, Hatay ve Kilis’te yapı stokunun nispeten daha eski olduğu anlaşılmaktadır"

Dairelerin yüzde 95.4'ü betonarme

Raporda konutların taşıyıcı sistemleriyle ilgili de bilgi verildi:

"Deprem bölgesindeki binaların yüzde 86,7’si, dairelerin ise yüzde 95,4’ü betonarmedir. Binaların yüzde 2,4’ü çelik, yüzde 3,5’i yığma, yüzde 3,6’sı prefabriktir.

Diğer kategorisinde ahşap, karma veya tanımlanamayan taşıyıcı sistemler yer almakta olup diğer taşıyıcı sistemlerin payı oldukça düşüktür. Deprem dirençliliği açısından en problemli kategori olan yığma yapıların düzeyi düşük kalmaktadır.

Diğer yandan, maliyeti yüksek olmakla birlikte depremlere karşı dayanıklı olduğu genellikle kabul edilen çelik konstrüksiyon yapıların da oldukça düşük oranda olduğu görülmektedir. 

Depreme maruz kalan illerdeki yapı stokunun büyük oranda betonarme olması verisinin yorumlanabilmesi, hasarlı binaların taşıyıcı sistemi konusunda daha detaylı bilgi edinilmesiyle mümkün olabilecektir.

Ayrıca, yapı izni olmayan binalar için de veri toplanması gerekmektedir. Yapı izni olmayan binalar proje ve yapım aşamasında herhangi bir kontrol ve denetime tabi tutulmadığından daha yüksek risk taşımaktadır"

Editör: Emlak Zirvesi