Gazete Oksijen'de yer alan habere göre, yüksek enflasyon, yabancı kiracılar, konut üretiminin yavaşlaması, ev sahibi olma maliyetinin artması yüzünden Türkiye genelinde kiralar son bir yılda yüzde 159 arttı.

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (BETAM) verilerine göre Ekim 2022 itibarıyla bu oran İstanbul’da yüzde 145 oldu.

Artan kiralar belli gruplar için ödenemez hale geldi. Taposor.com’un yaklaşık 500 bin gayrimenkul verisi üzerinden yaptığı araştırmaya göre aylık geliri 8 bin 576 lira olan bir öğretmenin maaşının tamamıyla İstanbul’da kiralık ev bulma ihtimali yüzde 66.

12 bin 787 lira geliri olan bir subayda ise bu oran yüzde 80. Emeklilerde ise bu oran yüzde 13’e düşüyor. Kira ücretleri bu kadar içinden çıkılmaz bir hal alınca doğal olarak başka sosyoekonomik olaylara da sebep oluyor.

Bunun başında da İstanbul’dan göç etmek yer alıyor. Kimisi ekonomisi yetmediği için yüksek kiralı bölgelerden İstanbul’un nispeten daha ucuz semtlerine göçüyor. Kimisi de gelir elde etmek için evini kiraya verip başka bir ile daha hesaplı kira ile yerleşiyor. Bu yöntemi ise daha çok emekliler uyguluyor.

“6 ay şehir 6 ay yazlık kuralı değişti”

Konuyla ilgili son bilimsel araştırmalardan biri de Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Dergisi’nde bu yıl yayımlandı. Araştırmanın altında İstanbul Üniversitesi Coğrafya Bölümü Beşeri Ve İktisadi Coğrafya Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Özlem Sertkaya Doğan’ın imzası bulunuyor. Prof. Dr. Doğan, “İstanbul, 2015 yılından itibaren göç vermeye başladı. 2020’den itibaren de bu ivme son iki yılda çok arttı” diyor.

Prof. Dr. Doğan özellikle bu yıl farklı bir durum tespit ettiklerini söylüyor: “2005 yılına kadar 65 yaş üstünde 6 ay şehirde 6 ay yazlıkta yaşama eğilimi vardı. Bu, giderek azaldı. Ve artık yaşam alanlarını daimi olarak değiştirmeye başladılar. 2022 yılıyla artan kira fiyatları ve yaşam maliyetlerinin de etkisiyle özellikle çocuklarıyla beraber yaşayan yaşlılarda ve tek başına yaşayıp geçimini sağlayamayan gençlerde tersine göç olgusunu görüyoruz.”

Kent Araştırmaları Dergisi yazarlarından, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Esma Aksoy Khurami ise tersine göç kavramının da değiştiğine dikkat çekiyor: “İnsanlar artık kent merkezlerinden kırsala değil, kent merkezlerinden daha küçük kent merkezlerine kayıyor.”

Peki bu göç şehirde neleri değiştiriyor?

Kira göçünün bir başka etkisi ise bazı yerleşim yerlerinde yaşayan kişilerin profillerinin değişmesi. Bazı bölgelerde IT’ciler yoğunlukta, bazı bölgelerde yabancı uyruklular. Bu değişimi en net gözleyenler ise emlakçılarla mahalle muhtarları…

Cadde Divan Gayrimenkul sorumlusu Setenay Özen Bağdat Caddesi’ndeki değişimi şöyle özetliyor:

Konut Projelerinde Spor Salonlarına Artan Talep Konut Projelerinde Spor Salonlarına Artan Talep

“Bağdat Caddesi civarında kiralar 5-6 bin liradan 20-25 bin lira bandına çıktı. Bu da rant amacıyla evini kiraya verip başka yerlere taşınanların sayısını artırdı. Burada eskiden yaşlı veya orta gelirli aileler otururdu. Bunların çocukları, geçim kaynağı olarak bu evleri kullanmaya başladı. Gelenler de genelde üst düzey yöneticiler, pilotlar ve yabancı uyruklular.”

NESA Gayrimenkul’den Koray Karakartal ise Moda’daki gözlemlerini aktarıyor: “Özellikle yıllardır burada oturan esnaf kesim Moda’dan taşınmaya başladı. Tercihleri ise daha düşük kira olduğu için Maltepe oldu.

Gelenler daha çok IT’ciler, yazılımcılar, yabancı firmalarda çalışanlar, dövizle maaş alan kişiler.”
Beşiktaş Levent Muhtarı Atacan Türk yerli halkın taşındığını ve konutların ofis olarak kullanıldığını söylüyor:

“Mahallede 14 apartman var, gerisi villa ve ilk mülk sahiplerinin çoğunluğu vefat etti. Çocukları ise özellikle villaların artan bakım masraflarıyla uğraşmak istemiyor ve kiraya veriyor. Kiralık villaların bedeli ise 100 bin bandını aştığından daha çok ofis olarak kullanılıyor.”