Yeni Akit'te yer alan habere göre, Türkiye, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraşlı merkezli depremler ile ‘Asrın Felaketi’ diye nitelendirilen acı bir tablo ile karşı karşıya kaldı.

Depremler nedeniyle birçok bina yıkıldı ya da hasar aldı. 45 binin üzerinde insan da hayatını kaybetti.

Konut Satışları Durma Noktasına Geldi Konut Satışları Durma Noktasına Geldi

Binaların enkazından geriye acı dolu hayat hikâyeleri ve hatıralar kalırken, bölgede tüm Türkiye’nin gündeminde yer alan ev sahibi – kiracı anlaşmazlıkları ortaya çıkmaya başladı.

Kimi çadırda kimi ise başka ile göçmek zorundayken ev sahibinin kirayı istemesi şoku ile karşı karşıya kaldı.

Kira Sözleşmesi Kendiliğinden Sona Erebilir

Deprem sonrası kira sözleşmelerinin feshedilip feshedilemeyeceği hususunu, sözleşmeye konu kiralananın hasar durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan Av. İrem Aktaş, “Borçlar Kanunu'nun 301. maddesine göre; ev sahibi, kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Kiracı ise, kiralananı özenli bir şekilde kullanmak ve kira ödeme borcunu yerine getirmekle yükümlüdür.

Deprem sonrası binanın yıkılması durumunda, kira sözleşmesi kendiliğinden sona erer. Binanın yıkılmasıyla birlikte, ev sahibinin kiralananı kullanım amacına uygun bir şekilde hazır bulundurması imkânsızlaşır.

Buradan hareketle, kiracının kira ödeme yükümlülüğü de ortadan kalkar. Binanın ağır hasar alması durumunda da; belirli süreler dahilinde yıkım kararı verilmekte ve kira sözleşmesi kendiliğinden sona ermektedir” dedi.

Deprem Korkusu Nedeniyle Sözleşme Feshi Olabilir

Av. Aktaş, sözlerine şöyle devam etti:

“ Orta hasarlı binalarda kiracı, hasarın ev sahibi tarafından onarılmasını, güçlendirme çalışmaları yapılmasını ve onarım süresi boyunca kirada indirim yapılmasını talep edebilir. Kiralananın makul sürede güçlendirilmesi mümkün değil ise kanunda belirtilen şartlara uyarak kira sözleşmesini feshedilebilir.

Az hasarlı ya da hasarsız binalarda ise, kira sözleşmesi devam etmekte olup, sözleşme bitimine kadar kiracının kira bedelini ödeme yükümlülüğü vardır.

Ev hasarsız olmasına rağmen depremden korktuğu için evde oturmaya devam etmek istememe gibi psikolojik etkenlere ilişkin kanunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır.

Buna rağmen, 11 ili etkileyen deprem felaketinde artçı sarsıntıların hem şiddetinin yüksek olması hem de sık aralıklarla devam etmesi dolayısıyla kiracının sözleşmeyi devam ettirmesinin beklenemeyeceği ayrıca çekilmezlik unsurunun bulunması hususları bir arada değerlendirildiğinde kiracılar sözleşmeyi önemli sebeple olağanüstü feshetme yoluna başvurabilirler.”

Kiracı Depozitoyu Geri Alabilir

Depozito yani güvence bedeline de değinen Av. Aktaş, “ Depozito; kiracının kira sözleşmesi devam ettiği sürece eve zarar verme ihtimaline karşı alınan bir bedeldir. Kiracıdan kaynaklanmaksızın depremde yıkılan yahut ağır hasar alan binalarda, evde meydana gelen zararların kiracıdan bağımsız ortaya çıkmış olması nedeniyle, kira sözleşmesini fesheden kiracıya güvence bedelinin ev sahibi tarafından iade edilmesi gerekmektedir.

Ev sahibinin deprem sonucu binanın yıkılmasında bir kusuru bulunuyor ise, kiracı ev sahibinden tazminat talep edebilir. Ev sahibinin binanın yıkılmasında bir kusuru bulunmuyor ise, tazminat ödeme yükümlülüğü ortadan kalkacaktır.

Bunula birlikte kiracı, ev sahibinin haksız fiilden kaynaklı kusursuz sorumluluğuna da gidebilmektedir. Kiralananın sağlamlığına ilişkin sadece ev sahibi değil, kiracı da uzman bir bilirkişiden rapor aldırabilir. Deprem bölgesindeki binaların hasar durumu ilgili Bakanlık tarafından tespit edilmekte ve E-devlet uygulaması üzerinden görüntülenebilmektedir.

Bakanlık tarafından az hasarlı olarak tespit edilen bir binanın orta yahut ağır hasarlı olduğu düşünülüyorsa ev sahipleri gibi kiracılar da itirazda bulunabilirler” diyerek sözlerini tamamladı.

Editör: Emlak Zirvesi