Özelmacıklı, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

Gayrimenkullerin iktisap tarihinden başlayarak 5 yıl içerisinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar, değer artışı kazancı kapsamında değerlendiriliyor. Bu vergi mevzuatı, gayrimenkul alım satımıyla ilgilenen vatandaşlar ve şirketler için hayati öneme sahip.

Yapı Sektörü Konut Üretemeyecek Hale Geldi Yapı Sektörü Konut Üretemeyecek Hale Geldi

Elden çıkarmadan kasıt, gayrimenkulün satılması, devredilmesi, temlik edilmesi, trampa işlemine konu edilmesi, takas edilmesi, kamulaştırılması veya ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasıdır.

Gayrimenkullerin elden çıkarılmasından kaynaklanan değer artışı kazancının, 2023 takvim yılı için 55 bin TL’si gelir vergisinden istisnadır. Ancak, elde edilen değer artışı kazancının net miktarının bu istisna sınırını aşması durumunda, beyan edilmesi gereken yıllık gelir vergisi beyannamesi 1 Nisan 2024 tarihine kadar verilmelidir.

Hesaplanan gelir vergisinin birinci taksiti, damga vergisi ile birlikte 1 Nisan 2024, ikinci taksiti ise 31 Temmuz 2024 tarihine kadar ödenmesi gerekiyor.”

Değer artışı kazancı vergisinin hesaplanması ve beyanname verilmesi için Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Hazır Beyan sayfasının kullanılabildiğini belirten Özelmacıklı, ayrıca şu ifadeleri kullandı:

“Öncelikle değer artış kazancında vergilendirilecek kazancı hesaplamak gerekiyor.

Elden çıkarma bedeli, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedeli ile, elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının üzerinde kalan giderler ile ödenen vergi ve harçların çıkarılmasıyla bulunuyor.

Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Türkiye İstatistik Kurumu tarafından belirlenen Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) artış oranında artırılarak belirlenir. Endeksleme için artış oranının yüzde 10 veya üzerinde olması gerekmektedir.”

İvazsız olarak iktisap edilmiş taşınmazların elden çıkarılmasından doğan kazancın vergilendirilmediğini ifade eden Özelmacıklı, şöyle devam etti:

“Özellikle intikal yoluyla elde edilen taşınmazların elden çıkarılması ve sahibi tarafından inşa edilen veya kat karşılığı verilen gayrimenkuller bu kapsama giriyor.

Buna ek olarak, tapuya tescilden önce sahibi tarafından kullanılan taşınmazların fiili kullanım süresi 5 yılı aşıyorsa, bunlar da vergilendirilmiyor.

Toplu Konut İdaresi ve kooperatiflerin durumunda ise tahsis belgeleri, faturalar gibi belgeler fiili kullanım tarihleri için referans alınıyor.”

Editör: Emlak Zirvesi