Ekonomist'te yer alan habere göre, Konut kiralamalarında yaşanan fahiş fiyat artışları sonrasında zam oranlarının belirli oranda tutulmasına yönelik düzenleme yapılmasına karşın iş yeri kiralamalarında bir düzenleme yapılmadı.

Kira artış oranı ocak ayında 12 aylık enflasyon ortalamasına göre yüzde 72 oldu. Elektrik, doğalgaz faturalarından beli bükülen iş yeri kiracıları sorunun çözümü için düzenleme beklerken, Paris modeli önerisi öne çıktı. 

Evin Değerini Düşük Gösterenler Yandı! Evin Değerini Düşük Gösterenler Yandı!

Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Ali Güvenç Kiraz, “Kiracılar açısından bir rahatlama isteniyorsa iş yeri kiracıları açısından da bir düzenleme yürürlüğe sokulmalıydı. Konutlarda ve iş yerlerinde bir konut veya iş yeri olanlardan değil birden fazla konut ya da iş yeri olanlara bir düzenleme getirilirse bu adaletli olacaktır. Böylece hem mal sahibi hem de kiracı mağdur olmayacaktır” diye konuştu. 

100 BİN TL’LİK KİRA 170 BİNE ÇIKACAK

Kiraz, “Konutlarda 3-4 ila 8-10 bin lira arasında ortalama kira bedeli olduğunu varsayarsak iş yerlerinde kiralar 10-15 bin liralardan başlayıp iş yerinin niteliğine göre 300 - 400 bin liralara çıkabiliyor. Bu çerçevede TÜFE’nin 12 aylık ortalaması üzerinden devam ettiğinde süreç maalesef iş yeri kiralamalarında katlanılır olmanın üzerine çıkmış durumda.

Enflasyonun yüzde 20’ler seviyesinde olduğu 2020-2021 yıllarında makul gidiyordu ama ortalamalar 60’ın üzerine çıktığında kiracıları zorluyor. TÜFE’yi sınır koyduğumuzda bir şey diyemiyoruz ama son açıklanan TÜFE oranları Aralık’ta yüzde 64,27 olurken 12 aylık ortalamada yüzde 72,31 olarak geldi. İş yeri kiraları ocak ayında yüzde 72 artacak. Yani 100 bin liralık bir kira sözleşmesi 172 bin lira olacak.” dedi. 

KİRACI-MAL SAHİBİ İLİŞKİSİNDE DENGE OLMALI

Kiracı-mal sahibi ilişkisinde dengenin en önemli unsur olduğuna dikkat çeken Eva Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı da “Tek taraflı düşünmemek gerekli. Ne konutta ne de ticaride. Kirada olan taraf kira öderken zorlanıyor olabilir ama kira alan tarafta onunla geçiniyor veya hayatını idame ettirmesi buna bağlı olabilir. Her kesim için dengede çözümlerle devam etmek gerekli” yorumunu yaptı. 

PARİS MODELİ KONTROLSÜZ ARTIŞLARI ENGELLEYEBİLİR

Yazıcı, yurt dışında konutun fiyatı ne olursa olsun satış fiyatı artsa da alınabilecek kira fiyatı aralığını sabitleyen uygulamalar olduğunu söyleyerek şu bilgileri verdi:

“Örneğin dünyanın en fazla turist alan şehri Paris’te kira fiyatlarında mal sahipleri istedikleri gibi talepte bulunamıyor. Her bina için istenebilecek fiyat aralığı var.

İsterseniz daha yukarıda kiralayabilirsiniz ama kira ödenmediğinde mahkemeye gidildiğinde belirlenen bu rakamlar üzerinden alacak/borç ilişkisi kabul görüyor. Bu durum satış fiyatlarının da kontrolsüzce artmasını engelleyen bir faktör.”

Yazıcı, “Enflasyonun bu kadar yüksek olduğu bir çevrede bahsi geçen artış çok acayip değil. Ama kirasını çok ödeyemeyen olacaktır. Bu tür mal sahibi-kiracı anlaşmazlıklarının kolayca çözülebilmesi için ihtisas mahkemeleri kurulmalı ve hızlıca davalar sonuçlandırılmalı. Aksi durumda yakın zamanda mal sahibi/kiracı ilişkilerinden doğan kan davaları bile görme ihtimalimiz var” uyarısında bulundu.