Kur fiyatlarındaki artış, deprem, enflasyon ve arzın yetersizliği İzmir'de konut fiyatlarını tırmanışa geçirdi. İzmir, dünyada konut fiyatlarının en çok arttığı şehirler arasında üst sıralara yükseldi.

Artan fiyatlardan kaynaklı olarak vatandaşın konut alması giderek zorlaştı. Konu ile alakalı olarak İZTO 49.Gayrimenkul Faaliyetleri Meslek Grubu Başkanı Dilek Katal, dokuzeylul.com'a açıklamalarda bulundu.

İzmir'deki geyrimenkul fiyatlarının artış nedenini ve sektörünün durumu değerlendiren Katal, “Şubat 2023 itibariyle Türkiye geneli konut fiyatların yıllık değer artışı yüzde162,10. İzmir’de ise bu oran yüzde 160,18’dir” dedi.

İzmir'deki konut artışlarının 2023 yılı Ocak ayı verilerine göre aylık yüzde 5,8 oranında olduğu bilgisini veren Katal, “Şubat 2023 itibariyle Türkiye geneli konut fiyatların yıllık değer artışı yüzde162,10. İzmir’de ise bu oran yüzde 160,18’dir. Şubat 2023 sonu itibariyle konut için İzmir ilinde en fazla değer kazanan ilçeler sırasıyla; Beydağı, Selçuk, Konak ve Kemalpaşa oldu” ifadelerini kullandı.

Yetki Belgesi için Mesleki Deneyim Şartı Aranmayacak Yetki Belgesi için Mesleki Deneyim Şartı Aranmayacak

İZMİR'E TALEP ÇOK, ARSA YOK

İzmir'de arsa üretimi olmadığı için fiyatların sürdürülemiyecek şekilde arttığını belirten Katal, kente talebin çok fazla olmasına rağmen arsa bulmakta güçlük çekildiği için fiyatların da sürekli artışa geçtiğini söyledi.

İnşaat girdilerindeki artışların da konut fiyatlarının yükselişine sebep olduğunu vurgulayan Katal, “Tüm bunların yanında bir de pandemi süreci yaşadık. Yaklaşık son iki buçuk yıldır gayrimenkul üretimi yetersiz kaldı. Burada finansman desteği çok önemli. Biliyorsunuz açıklanan “Yeni Evim” konut kampanyası ile bu sağlanmaya çalışıldı.

Ancak her konut bu destekten yararlanamadı. İkinci elde konut finansman desteği yok. Kaldı ki aranan şartlar herhangi bir dar ya da orta gelirlinin karşılayabileceği uygunlukta değil. Tabi bu süreçte gerek mal sahipleri gerekse müteahhitler tarafından gayrimenkul fiyatlarında yükseltme yapıldı. Bu da gayrimenkul satışlarını kolaylaştırmak yerine zora soktu.” diye konuştu.

DAR GELİRLİNİN YÜZDE 10'U KONUTUNU KAYBETTİ

“Yapılan bir çalışmaya göre, gelir sahipliğinde en altta olanların yüzde 10’u konutlarını kaybetmiş” diyerek sözlerine devam eden, “Geliri yüksek olanların ise konut sahipliğinde çok fazla bir değişim görülmemiş. Yani dar gelirli sürekli fakirleşirken, orta gelirli bir alt seviyeye inmiş durumda. Sonuç, gelir ile konut fiyatları arasındaki makas çok açıldı. Bu sebeple konuta ulaşmak zorlaştı.” diye belirtti.

'ARTIŞIN ÖNÜNE GEÇMEK ŞU AŞAMADA ZOR'

Konut fiyatlarındaki artışın önüne geçmenin zor olduğunu ifade eden Katal, “Çok ciddi bir konut politikasına ihtiyaç var. Çeşitli düzenlemeler yapıldı ancak kimi başarılı kimi başarısız oldu.

Oysa konut ihtiyacı sürekli var. Bunun bir kısmı İkinci elde yer değiştirme ile sağlanıyor ama artan nüfus, değişen yaşam biçimleri bizi sürekli konut ihtiyacına sürüklüyor ancak üretim yok. Yani kaynak yok ya da yetersiz.

Ayrıca Türkiye’de yatırım yapılabilecek çok fazla seçenek yok. O nedenle konut, bir yatırım aracı olarak değerlendiriliyor. Düzenleyici bir kurulun olması gerekiyor.  Sosyal konut çok güzel bir çözüm. Özellikle büyük şehirlerde TOKİ / EMLAK KONUT gibi devlet destekli planlama şart.

Ancak Türkiye’nin tamamına yetmiyor. Tabi bunlar orta vadede çözümler, maksimum 36 ay gerekiyor. Ciddi bir planlama gerekiyor. Bunun için teşvik gerekli. Devlet ve belediyeler ellerindeki arazileri satmak yerine yeşil alanları da koruyarak sosyal konuta dönüştürmesi belki daha iyi sonuç verir” dedi.

Editör: Emlak Zirvesi