Antalya Kiracılar Dayanışması Topluluğu, Attalos Meydanı’nda ölçüsüz artan kira fiyatlarına karşı eylem yaptı. 3-4 kat artan kira fiyatlarının vatandaşın belini büktüğünü dile getiren kiracılar, kira sorununa kalıcı çözüm olacak yasa istediklerini belirtti.

Topluluğun üyelerinden Cengiz Kul, hükümet ve muhalefete seslenerek yasal çözümlerle gelir adaletinin sağlanması gerektiğini belirtti, bunun sözü verilmeden de kimsenin kiracılardan oy beklememesini istedi.

Kul şöyle konuştu:

“Geçtiğimiz günlerde bir ev sahibi bin 500 lira olan kira bedelini 12 bin liraya çıkartarak kiracısını evden atmak istedi. Üstelik kiracının eşinin yoğun bakımda olduğunu bile bile aileyi kapı dışarı sokağa atmak istedi. Ülkemizin geldiği son durum bu.

Yarın burada bulunan herhangi bir kiracının başına neyin geleceğini bilmeden her an korku ve stres ile yaşayan kiracılar olarak buradan hükümetiyle, muhalefetiyle tüm Meclis’e haykırıyoruz.

Bu yarayı ivedilikle sarın, sesimizi duyun, yasal düzenleme getirin. Kendi maaşımızla barınma, gıda, eğitim, sağlık, sosyal ihtiyaçlarımızı karşılayabileceğimiz gelir adaleti istiyoruz. Bunu sağlayabileceğini düşünen kim varsa halka sözünü versin istiyoruz.”

‘ÜRETİM ODAKLI EKONOMİ’

Kiracı Şerife Yavuz da çözüm önerilerini şöyle sıraladı:

'Milli Emlak' Dolandırıcılığında 8 Tutuklama 'Milli Emlak' Dolandırıcılığında 8 Tutuklama

“Yabancılara konut ve toprak satışı durdurulmalı. Önüne gelene vatandaşlık verilmemeli. İnşaat odakli ekonomi politikasi yerine bilim teknoloji, üretim odakli ekonomi politikasi benimsenmeli. Gayrimenkulün zenginleşme aracı olarak kullanımının engellenmesi için barınma ihtiyacı dışında fazla alınan konutlardan ve iş yerlerinden yine boş olarak tutulan konut ve çatılı iş yerlerinden katlanarak vergi alınmalı.

Acil olarak belediyelerde konut kira ve satış tespit komisyonu kurulup evler sınıflandırılarak tavan fiyat uygulamasına geçilmeli. Sözleşmeler e-devlet üzerinden yapılmalı. Tahliye taahhüdü dayatması ortadan kaldırılmalı.

Emlakçılık sektörü düzenlenmeli, al satıcılar piyasadan temizlenmeli. Antalya artık göç kabul edecek durumda değil. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, müteahhitlik bakanlığı gibi çalışıyor. Planlı, programlı şehirleşme ve göç politikası yapılması gerekir.”

‘TAHLİYELER DURDURULMALI’

Kiracılardan Burcu Özer, barınmanın insan hakkı olarak tesisinin ilk adımı olarak konutu rant aracı olarak gören anlayışın terk edilmesi gerektiğini belirtti:

“Konut üzerinden zenginleşmenin önüne geçilmelidir. Bunun için ihtiyaç fazlası alınan ve özellikle boş duran konut ve iş yerlerinden katlanarak vergi alınmalıdır.

Barınma krizini çözmek için sosyal konutlar yapılmalı ve yaygınlaştırılmalı, başta bankaların ve inşaat şirketlerinin elinde bulunanlar olmak üzere fazla konutlar kamulaştırılmalıdır.

Fiyatlardaki yükselişin durdurulması için üst sınır getirmek üzere düzenleme yapılmalı, belediyelerde konut satış ve kira tespit komisyonları kurulmalıdır. Evden çıkarmalar ve tahliyeler durdurulmalıdır. Tahliye taahhüdü uygulaması kaldırılmalıdır.

Emlakçılık sektörü denetlenmeli. Öğrencilerin cemaat ve tarikatlara mahkûm bırakılmalarından derhal vazgeçilmeli, öğrencilere yönelik parasız, nitelikli yurtlar ve barınma imkanları sağlanmalıdır.

Kendi vatandaşımızın mağduriyetine yol açan kanun ve uygulamalar halkın yararına olacak şekilde yenilenmelidir. Aksi takdirde milyonlarca mağdur Türk halkının bu gidişata dayanacak gücü de sabrı da kalmamıştır.”

Editör: Emlak Zirvesi