Pusula Haber'den Rasim Atalay'ın "150 bin konutu kim alacak?" başlıklı yazısı...

Toplumun kanayan bir yarası, derhal çözüme kavuşturulması gereken bir sorunu olarak öne çıkan konut krizini aşmak için devlet kolları sıvadı…

Geçtiğimiz ay, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız, hemşerimiz Murat Kurum, Türkiye genelinde Cumhuriyet tarihinin en büyük toplu konut hamlesini başlatarak, bu kanayan yaraya pansuman yapacaklarını duyurmuş, projeye ilişkin küçük detaylar vermekle birlikte içinde bulunduğumuz Eylül ayına işaret ederek, dev projenin bu tarihte Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanacağını bildirmişti.

Bu tarihten itibaren, eşten, dostan, çevreden çok sayıda büyüğümüz ve özellikle emekliler, ‘Gazetecisin, sen bilirsin, sana bilgi gelmiştir’ diyerek, kendilerini motive edecek, ahir ömürlerinde başlarını sokacakları bir yuvalarının olacağını telkin edecek açıklamalar yapmamızı umut ederek sorular yöneltir oldu.

Açıkça söylemek gerekirse, kamuoyuna açıklanan detaylar neyse, biz de o kadarını biliyoruz. Ancak tekrar hatırlatmak manasında kısaca özet geçmekte fayda görüyorum. 

Gayrimenkul Sektöründe Rota Yeniden Oluşturuluyor Gayrimenkul Sektöründe Rota Yeniden Oluşturuluyor

Zira ev fiyatlarının arşa çıktığı, kiralık dairelerdeki fiyatların ev taksiti öder boyuta ulaştığı günümüz koşullarında vatandaşı daha cazip şartlarda ev sahibi yapmaya dönük ufacık bir söylem, geniş kitleleri arkasından sürükleyebiliyor.

Derlediğimiz bilgiler ve duyumlarımız ışığında madde madde olası şartları sizlerle paylaşmış olalım:

Türkiye genelinde yapılacak olan 150 bin yeni konutun şehirlere pay edilme şekli şehirlerin genel nüfusu baz alınarak gerçekleştirilecek.

Bu kapsamda Konya’nın mevcutta devam eden toplu konut projelerinin haricinde, 150 bin konuttan en az 3500 adedini kendine pay etmesi yönünde bir beklenti var.

Ev sahibi olmayan dar gelirliler için konutlar yüzde 10 peşin, 240 ay vadeli sabit taksit ödemeli olarak satılacağı, ev fiyatlarının da ortalama 400 bin TL civarında olacağı bekleniyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı öncülüğünde TOKİ eliyle yapılacak konutlardan yararlanmak isteyen vatandaşların hane halkı geliri net 10 bin TL'den fazla olmayacak.

Şehit aileleri, harp ve vazife malulleri ile dul ve yetimlerine kuraya girmeden konut alma hakkı tanınacak, ancak bu kişilerin konutları öncelikli olarak kura ile belirlenecek.

Engelli vatandaşlara konut sayısının yüzde 5'i kadar kontenjan ayrılacak ve hak sahipleri kura ile belirlenecek.

Emekli vatandaşlara konut sayısının yüzde 25'i kadar kontenjan ayrılacak.

Konutlara başvurabilmek için mevcutta T.C. vatandaşı olunması, projenin bulunduğu il/ilçe sınırları içerisinde 1 yıldan az olmamak koşulu ile ikamet ediyor olunması, projenin bulunduğu il nüfusuna kayıtlı olunması gerekiyor.

Projeye başvuracakların daha önce TOKİ'den konut satın almamış olması ve konut kredisi kullanmamış olması (Şehit aileleri, harp ve vazife malulleri ile dul ve yetimleri kategorisi hariç) şartı aranacak.

Başvuracakların kendisine, eşine veya velayeti altındaki çocuklara ait tapuda kayıtlı kat irtifaklı / kat mülkiyetli bağımsız bir bölümünün veya müstakil bir konutunun (tarla, bağ, bahçe, köy evi ve işyeri hariç) olmaması gerekiyor.

Başvuru tarihi itibariyle 25 yaşını doldurmuş olması (eşi vefat etmiş olan çocuklu dul bayanlarda yaş şartı aranmıyor) gerekiyor.

Unutmadan, TOKİ’ye başvurdunuz, başvurunuz kabul edildi, daire sahibi olma yönünde ilk adımınızı da attınız. Bundan sonraki süreç daha hassas ilerleyecek. Olur da kâr amacı güderek hakkınızı başkasına devredecek olursanız, devlet başınıza çökecek. Ve hatta evler teslim edildiğinde içinde ikamet etme şartı da aranacak. İkamet etmeyenlerin sözleşmesi feshedilecek.

Tekraren şunu da belirtmek istiyorum. Burada ifade ettiklerim, kesin ve net olarak ortaya konulmuş maddeler değil.

Kaynaklarımızdan elde ettiğimiz bilgiler ve TOKİ’nin genel olarak ortaya koyduğu hükümler doğrultusunda sorup soruşturanlara bir fikir olsun istedim. Tüm detayları net bir şekilde Eylül ayının ortalarında yapılacak olan açıklama ile ortaya çıkacağını tahmin ediyoruz.

Dilerim, ucuz alıp pahalıya satmak isteyenlere değil, gerçek manada ihtiyaç sahibi olanlara, kazancının yarısını kiraya verenlere, başını sokacak bir evi olmayanlara fayda sağlayacak bir çalışma olur.