Cumhuriyet'ten Sertaç Eş'ın Yazısı...

Türkiye’de yaz turizmi denince ilk akla gelen yer Antalya... Hızlı bir değişim içinde. Turizmin yanı sıra tarım üretimi de üst düzeyde.

Arsanın metrekaresinin en yüksek fiyata satıldığı ilimiz. Deniz, kum, güneş üçlemesi dünyanın her yerinden insanı buraya çekiyor.

Konut Fiyatlarında Reel Düşüş Sürüyor Konut Fiyatlarında Reel Düşüş Sürüyor

Tüm Türkiye, özellikle son bir ayda fiyat artışlarını ama en çok da dayanılmaz kira artışlarını konuşuyor. Büyük kentlerde giderek can yakacak bir noktaya geldi kira artışları.

Örneğin Ankara’da asgari ücret düzeyine çıktı kiralar. Asgari ücretliler, ikinci bir gelirleri yoksa yalnızca kira için çalışma noktasına hemen hemen geldiler. Zamlar bir yana, maaş yetmiyor artık kiraya...

Ev sahipleri ekonomik sorunların ağırlaşması nedeniyle kiracılarına yükleniyor. Ancak bu koşullarda istedikleri kirayı verebilecek kiracı bulmaları, kiraları almaları pek kolay olmayacak.

Kiracı-ev sahibi ilişkilerinin daha da gerileceği bir döneme gireceğimiz açık. Mahkemelerin en çok meşgul olduğu konuların başında gelmeye aday.

İktidarın kira artışlarına yüzde 25 olarak getirdiği sınırlamayı dikkate alan kimse yok. Birçok kiracı iyi niyetle yüzde 25’in üzerinde kira artışı yapmaya razı ancak bazı ev sahipleri çalışanların büyük bölümünün ödeyemeyeceği düzeyde kira istemekte ısrar ediyor. Bu da krizlerin kapısını sonuna kadar açıyor.

Kira sorunun artık tahammül sınırlarını zorladığını Antalya’da gözlemledik ve hissettik. 

Her gittiğimiz yerde kira konusunu duyduk. Antalya’yı Türkiye’nin diğer kentlerinden ayıran bazı noktalar var. Örneğin, konut üretimi yapılıyor. Ancak lüks konut yoğunluklu üretim yapılıyor.

Bu konutlar da ülkemizden konut edinen yabancıları hedefliyor. Türk yurttaşlarının dışarıdan gelip konut alanlarla yarışmaları olanaksız. Arsanın metrekaresi çok pahalı.

Yabancıların aldıkları evler tamamen boş. Antalya’da boş siteler oluşmuş durumda. Bu durum turizmi de etkiliyor. Bir yandan uygun fiyata kira bulamayan yurttaşlar, diğer yanda yılın 11 ayı boş duran konut yığınları.

Bir tespit de şöyle: Antalya son yıllarda daha çok Rus turistlerin tercih ettiği bir bölge olmuş. Her geçen gün Antalya Havaalanı’na inen uçak sayılarında rekor kırılıyor.

Havaalanı’na giriş ve çıkışlarda inanılmaz bir yoğunluk var. Bu turistlerin daha önce tercih ettikleri turizm beldelerinde otellerin keyfi pek yerinde değil. Çünkü istenilen doluluk oranları yakalanamıyor. Neden olarak da yurtdışından gelenlerin artık kendi aldıkları evlerinde konaklamaları gösteriliyor.

Bir örnekle somutlamaya çalışalım. Muratpaşa Belediyesi sınırları içerisinde “Rusça konuşabilenlerin” oranı yüzde 10 düzeyinde... Kent merkezinde artık Türk yurttaşları için yaşamak daha zor.

Turizm beldesi olması nedeniyle bir yıl öncesine kadar kamu çalışanlarının ilgi gösterdiği Antalya artık bu çekiciliğinden uzak. Memurlar Antalya dışına gitmek istiyor, gidemeyenler ise kentin uzak ilçelerinde çalışmanın yollarını araştırıyor. Çünkü kiralar dayanılır gibi değil.

Konyaaltı’nda bir yurttaş iki ay önce 40 yıllık bir binadan bulduğu konuta 9 bin TL kira ile taşınmış. Ancak yoğun olarak dile getirilen şu: Antalya’da artık asgari ücrete ev bulmak imkânsız.

Kira fiyatları sorun olarak artık ekonomik dengeleri aşmış durumda. Bu durum toplumsal yapıyı da derinden etkiliyor.

Editör: Emlak Zirvesi