Bunların bir örneği de Konya’da yaşandı. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı bir ilke imza attı. Konya’da deprem bölgesinden ailelerin göç etmesi üzerine ev kiralarını fahiş miktarda artıran emlakçı ve ev sahibi 47 kişi hakkında ayrı ayrı Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.

Haklarında TCK’nın 237’nci maddesinde yer alan “fiyatları etkileme” maddesi kapsamında soruşturma başlatıldı. Bu suç bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasını kapsıyor ve uzlaşmaya tabi. 

İkinci ayda zam! 

Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmanın detayları ortaya çıktı. Mağdurlardan yedisinin Kahramanmaraş merkezli depremde evleri yıkılan depremzede olduğu belirlendi. Ev sahipleri, depremin üzerinden henüz iki ay geçmesine rağmen kiraya çıkan bu depremzedelere fahiş oranda zam yapmaya kalktı. Bunu kabul etmeyen depremzedeler savcılığa başvurdu.

Şüphelilerin, şikayetçi mağdurlardan ortalama kiralarının üç katı zam istediği de belirtildi. Ev sahiplerinden biri ise kendisini savcılığa şikayet eden depremzede ile uzlaştı. Normalde iki ay önce evi 2 bin liraya tutan kiracı depremzede, ev sahibinin kirayı 6 bin lira yapmak istemesine itiraz etti.

Üç katı fiyat isteyen ev sahibinin bu istismarından dolayı savcılığa verdi. Ancak ev sahibi uzlaşmak istedi. Kiracı ve ev sahibi uzlaşınca savcılık dosyaya takipsizlik kararı verdi. Şu anda 46 kişi hakkında soruşturma devam ediyor. 

Yüzde 25 Sınırının Kalkması Piyasayı Karıştırdı Yüzde 25 Sınırının Kalkması Piyasayı Karıştırdı

Vatandaşları bu konuda bilgilendirmesi ve yönlendirilmesi için aradığımız kira hukuku ve kat mülkiyeti uzmanı avukat Olcay Göçüm ile Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar, fahiş atışların önüne geçilebilmesi için yasal düzenlemelerin şart olduğunu söyledi.

Avukat Olcay Göçüm, “Türk Borçlar Kanunu’nda yasal düzenleme yapılarak veya genelge yayınlanarak; deprem, salgın gibi olağanüstü durumlarda, belli bölgelerde veya ülke genelinde, belli tip evlere yönelik olarak aylık kira bedeline ilişkin sınırlama getirilebilir.

Emlakçı ve ev sahipleri, arzın az, talebinin fazla olduğu bu gibi dönemlerde eylem ve fikir birliği içinde hareket ederek kira bedellerini çok yüksekte tutup bireylerin fahiş bedel ile ev tutmak zorunda bırakılmaya çalışılması TCK’nın 237’nci maddesine göre suç teşkil edebilir.

Nitekim TCK’nın 237’nci maddesine göre; işçi ücretlerinin veya besin veya malların değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu doğurabilecek bir şekilde ve bu maksatla yalan haber veya havadis yayan veya sair hileli yollara başvuran kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adli para cezası verilir” diye konuştu. 

Yasal düzenleme şart

Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar da, “Ev sahiplerinin keyfi yani kendi kafalarına göre kiraların fiyatlarını yüzde 200-300 şeklinde artırmaları kiracıların çok büyük mağduriyetine neden oluyor. Bu keyfiyeti önlemek için yasal düzenleme yapılması şart.

O yasal düzenlemede de yüzde 25-30’u geçmemeli. Verilecek olan ceza da net olarak ortaya konulmalı. Diyelim ki yasal düzenleme yapıldı, bu yasal düzenlemeye uyulmuyor ya da yasal düzenleme yapılmadı, çok yüksek kira artışları yapılıyor.

Bu konudaki var olan kiracılar ya da kiraya gitmek isteyen kişiler savcılığa suç duyurusunda bulunsunlar. Her mahkeme, her hakim böyle Konya’daki gibi bir karar vermeyebilir. Bu yüzden yasal düzenleme şart” diye konuştu.

Editör: Emlak Zirvesi