Ege Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, İzmir’de yaklaşık her 2 konuttan biri imar kanununa aykırı, kaçak, riskli ve depreme dayanaksız konutlar olduğunu ve çözümün ‘imar affı olmadığını söyledi.

İz Gazete'de yer alan habere göre Aslan, Çalıştay Düzenlenme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Sözbilir ile ‘İzmir Depremi ve Sonrası’ konulu basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda depremin nedenleri, sonuçları ve alınabilecek önlemler konuşuldu.

30 Ekim 2022’de gerçekleşen İzmir depremi hakkında basın toplantısı düzenleyen Ege Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, “Depremin merkez üssü Ege Denizi’ydi, eğer Merkez Üssü İzmir olsaydı, ne olurdu?” sorusunu sorarak konuşmasını başlattı.

TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR

Son iki yılda İzmir’de kentsel dönüşüm açısından hiçbir yol alınmadığını belirten Ege Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, Deprem Master Planı’nda somut bir çalışma yapılmadığını dile getirdi. 

Seçim endeksli imar affını eleştiren Aslan, “Kentsel dönüşümde bir yanda yerel yönetimle merkezi yönetim arasındaki iki ayrı yasanın neden olduğu yetki karmaşası var.

Diğer yanda iktidarın yerel yönetim üzerindeki baskısı mevcut. Öte yandan bakıyorsunuz ‘imar affı’ gündeme geliyor.

2018’de uygulamaya konulan seçime endeksli imar affında İzmir’de 811 bin 452 konut yararlandı. Bu tablo olası bir depremde tehlike çanlarının çalacağını şimdiden haber veriyor” şeklinde konuştu.

Uzungöl’de Kentsel Dönüşüm Başlıyor Uzungöl’de Kentsel Dönüşüm Başlıyor

‘DEPREM YIKIMDIR’

İzmir’de yaklaşık her 2 konuttan biri imar kanununa aykırı, kaçak, riskli ve depreme dayanaksız konutlar olduğunu ve çözümün ‘imar affı olmadığını söyleyen Aslan sözlerine şöyle devam etti:

"Deprem dediğiniz şey, yıkımdır. İmar affı; denetimsiz inşa edilen depreme dayanıksız kaçak konutları yasal hale getirerek, depremde ölüme ve yıkıma neden oluyor. Çözüm asla imar affı değildir.

İzmir’de 17’si aktif-potansiyel aktif, 4’ü de çizgisel sınıfında değerlendirilen 21 adet fay var. Merkez ve çevre illerindeki tüm yerleşim yerleri neredeyse ‘diri’ fayların üzerinde veya çok yakınında.

Bilim insanlarımızın değerlendirmesine göre, İzmir’de yerleşim yerinden geçen faylar 5.6 ile 7.2 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip, denizdeki faylar da 6.5 büyüklüğünü aşan deprem üretmesi halinde tsunamiye neden olabilecek özelliktedir” şeklinde konuştu.

Ayrıca İzmir’in neredeyse dörtte üçünün diri faylar üzerinde veya çok yakınında olduğunu belirten Aslan, Bostanlı ve Karşıyaka için deprem şiddetini en yüksek derecede hissedecek olan yerler arasında olduğunu ifade etti.

Zayıf zemin üzerindeki yerleşimlerin de büyük risk taşıdığını vurgulayan Aslan, “Deprem yönetmeliğine uygun yapılmamış, kentsel dönüşüm kapsamında yenilenmemiş binalarımız olduğu sürece bu acıları hep yaşayacağız demektir” diye konuştu. 

‘BİLİMİ DİNLEDİK’

Basın toplantısında konuşan Ege Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan,1998 yılında hazırlanan Deprem Master Planı’nın 5 yılda bir düzenlenmesi gerektiğini ve planın üzerinden 24 yıl geçtiğini söyledi. Aslan, “Elimizdeki tek yol haritası 1998 ve öncesi yapı stoğuna göre hazırlanan Deprem Master Planı.

Oysa bu plan, son 24 yılda inşa edilen yapı stoğunu kapsamıyor. Ayrıca İzmir’deki binaların yaş ortalaması 25 yıl ve üzeri. 30 Ekim 2022’de yaşanan deprem bizlere İzmir’deki konut stoğunun ne kadar güçsüz, niteliksiz, riskli ve depreme dayanıksız olduğunu bir kez daha gösterdi.

İzmir’in afetlere yönelik karakteristiği, kaçak ve denetimsiz yapıların oranı, denetimli yapı stoğunun fiziksel-yapısal özellikleri değerlendirildiğinde nitelikli Kentsel Dönüşüm Uygulamaları’ nın kaçınılmaz olduğunu görmek gerekiyor.

Ege Koop olarak biz bunu yaptık. 25, 30 yıl önce yaptığımız binalarımız büyük bir kentsel dönüşüm örneğidir. Üstelik o dönemde deprem yönetmeliği bile yokken, üniversitelerde ve İnşaat Mühendisleri Odası’yla iş birliği yaparak kendi deprem yönetmeliğimizi oluşturarak yaptık. Bugün binalarımızda tek bir sıva çatlağı bile yoksa bunun nedeni budur. Bilimi dinledik, bilimi esas aldık” şeklinde konuştu.

‘KİMLİK UYGULAMASI’

İzmir depremindeki can ve mal kaybının nedenlerini anlatan Aslan;

“İzmir’in jeolojik yapısı, jeolojik-jeoteknik zemin etütlerine dayalı zemin yapı etkileşiminin tespit edilmemesi, binaların öngörülen deprem büyüklüklerine göre inşa edilmemesi, yapı denetim yetersizliği ve son olarak binalarda yapısal ve yasal olmayan değişiklikler” olduğunu söyledi.

Can ve mal kayıplarını önlemek için önerilerini sunan Aslan, toplumda deprem bilincinin oluşması gerektiğine ve devlet çapında sürdürülebilir bir devlet politikasına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Ayrıca her binaya kimlik uygulamasının hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Ege Koop Genel Başkanı Aslan bu kimlik kartlarında binada kullanılan malzeme ve zemin bilgisinin olacağını söyleyerek sözlerini noktaladı.

'BİLİMSEL VERİLER IŞIĞINDA TARTIŞILACAK'

Basın toplantısında konuşan Çalıştay Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hasan Sözbilir deprem sırasında veya sonrasında meydana gelen can ve mal kayıplarını azaltmak için önlemlerin alınması gerektiğini ve afet yönetimi konularında gelinen bilimsel çıktıların kamuoyu ile paylaşılmasının önemini vurguladı. Sözbilir;

“31 Ekim 2022’de yapılması planlanan ‘İzmir Deprem Çalıştayı’ İzmir’in depremselliği, afet yönetimi ve kentsel dönüşüm çalışmalarının güncel sonuçları kamuoyu ile paylaşılacaktır. Bu kapsamda İzmir ilindeki mevcut yapı stoğu niteliği, deprem sırasındaki davranışı ile zemin-yapı etkileşiminin yaratacağı sonuçlar, İzmir il sınırları içinde kalan faylar ile denizaltı faylarıyla ilgili olarak ne tür bilgilere sahip olduğumuzu, afet yönetim bileşenlerinin nitelik ve nicelik açısından yeterliliği ve uzun yıllardan beri devam eden kentsel dönüşüm çalışmalarının geldiği nokta ile bundan sonra İzmir özelinde nasıl bir yol izlenmesi gerektiği bilimsel veriler ışığında tartışılacaktır” diye konuştu.

31 EKİM 2022’de düzenlenecek olan çalıştay hakkında konuşan Sözbilir, “Samos depreminden sonra, Kuşadası Körfezi içindeki aktif tektonik yapının ve deprem üretme potansiyeli olan fayların belirlenmesi için Tübitak destekli çalışmalar başlatılmıştır.

Dokuz Eylül Üniversitesi’ne bağlı Mühendislik Fakültesi ve Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından 31 Ekim 2022 Pazartesi günü Sabacı Kültür Sarayı’nda düzenlenecek olan çalıştayda tüm İzmir halkını aramızda görmek istiyoruz” şeklinde konuşarak sözlerini noktaladı.