Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum katıldığı bir televizyon programında konutlarda kira artışını yüzde 25 ile sınırlayan ve 1 Temmuz'da sona erecek olan düzenlemeyi uzatacaklarını açıkladı

Bakanın açıklaması sonrasında sosyal medyada büyük bir etkileşim oldu.

Kiracılar bakanın bu açıklamasına sevinirken, ev sahiplerinden ise büyük bir tepki oluştu

Türkiye’de ev sahibi kiracı ilişkilerinin artık çıkmaza sürüklendiğini açıklayan gayrimenkul ekonomisi ve ileri düzeyde pazarlama alanında faaliyet gösteren Ankara merkezli Gayrimenkul PR şirketinden konuyla ilgili dikkat çeken bir açıklama geldi

BİR TARAFI MEMNUN ETMEYEN ADALET, ADALET DEĞİLDİR

Kanunla konut kiralarına üst sınırlama getirilmesi ancak bir tarafı memnun ederken, diğer tarafın tepkisini çektiğini ifade eden şirket, "Kira artış oranına getirilen yüzde 25 sınırlaması adaleti sağlamıyor. Adalet, her iki tarafında rıza göstereceği bir yöntemi bulmaktır. Kira geliri ile geçinen veya ticaret yapan milyonlarca insan var. Bu ülkede yüzde 65 oranında mülk sahipliği söz konusu.

Kiracı Evi Başkasına Kiraya Verebilir mi? Kiracı Evi Başkasına Kiraya Verebilir mi?

Mülk sahiplerinin mülkiyetten doğan hakları var. Hali hazırda kiracı tahliye davaları genel davaları içerisinde birinci sıraya yükseldiği için ev sahibi kiracı ilişkileri çıkmaza sürüklenmiş durumda. Ev sahibi kendi evine geçmek için bile tahliye davası açmak zorunda kalıyor ve bu dava en erken 3 yılda neticeleniyor.

Asıl fırsatçılar kiracılardır çünkü; tahliye davalarının uzun sürmesini fırsata çeviren kiracılar ne kirasını ödüyor ne de evi tahliye ediyor. Hükümetin gayrimenkul piyasasına yönelik aldığı her karar ya konut fiyatlarının fahiş oranlarda artışına ya da kiralık konut kıtlığına neden oldu.

Kira artış oranını yüzde 25 ile sabitlemek barınma sorununu çözmeyeceği gibi kiralık konut kıtlığını daha artıracak. Bu uygulama yüzünden kimse evini kiraya vermeyecek ve önümüzdeki 2 yıllık süreçte Ankara’da kiralık konut bulmak neredeyse imkansız hale gelecek" görüşlerine yer verdi.