Kahramanmaraş Merkezli Depremlerin Sonuçlarının Bütün Yönleriyle Araştırılması, Depreme Dirençli Yapı Stokunun Oluşturulması ve Kentsel Dönüşüm Uygulamalarının Etkinliğinin Artırılması İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu tarafından milletvekillerine gönderilen taslak raporda, yaşanan depremlerin afet bilincinin yüksek tutulmasının önemini gösterdiği belirtildi.

Taslak raporda, yapı denetim sisteminin içerisindeki denetim elemanlarının denetimine ilişkin de öneriler yer aldı. Raporda, bu duruma yönelik, "Yapı denetim sisteminin içerisindeki denetim elemanlarının yerinde denetim yapıp yapmadıklarının tespitinin parmak iziyle çalışan konum belirleme, mobil yazılımlar, aplikasyonlar gibi yöntemlerle yapılarak, denetimin daha etkin ve sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için gereken önlemlerin alınması gerekmekte." ifadeleri kullanıldı.

ARA ELEMANLARA MESLEKİ YETERLİLİK BELGESİ

Depreme dayanıklı bina inşasının en önemli unsuru olan usta, kalıpçı, betoncu, demirci gibi ara elemanların bir eğitime tabi tutulup bu eğitim neticesinde sertifika verilmesinin çok faydalı olacağı kaydedilen raporda, "Deprem bölgelerinde inşa edilecek binaların yapımında çalışacak bütün işçiler ve ustalar nitelikli ve sertifikalı (Mesleki Yeterlilik Belgesi) olmalı." denildi.

Raporda, belediyelerin periyodik denetimleri sonrasında yıkılacak derecede riskli bina olarak idarelerce tespiti yapılan yapılar hakkında İmar Kanunu kapsamında gereken iş ve işlemlerin ivedilikle yerine getirilmesi istendi. Raporda, bu iş ve işlemleri yapmayan ilgili idarelerin, yapılarda meydana gelebilecek can ve mal kayıplarından dolayı sorumlu olması yönünde mevzuat düzenlemesinin yapılması önerildi.

İnşaat Maliyetleri Yıllık Bazda Yüzde 68 Arttı İnşaat Maliyetleri Yıllık Bazda Yüzde 68 Arttı

YAPTIRIMLAR ARTIRILSIN

Raporda ayrıca, "Periyodik denetimler sonucunda tespit edilen yıkılacak derecede riskli binalar ile periyodik denetimlerin neticelerinin otomatik olarak tapu sistemine aktırılarak tapuya şerh düşülmesi ve alım-satım konularında engeller oluşturulması." teklif edildi.

Taslak raporda alan genişletilmesi maksadıyla kolon, kiriş kesilmesi, taşıyıcı duvar yıkılması gibi işlem yapan ve taşıyıcı sisteme hasar verenlere yönelik idari ve cezai yaptırımların artırılması yönünde kanuni düzenlemelerin yapılması önerisinde bulunuldu.

JEOLOJİ DERSİ

Deprem politikalarının hem toplumsal hem de meslek içi eğitim süreçleriyle desteklenmesinin zaruri olduğu vurgulanan taslak raporda, örgün öğretim sistemi içinde "jeoloji dersi" verilmesinin zorunlu olması istendi. Raporda, "Afet eğitimi anaokulundan başlayarak bütün toplum katmanlarına yayılmalı." denildi.

Türkiye'de afet toplanma alanı olarak genellikle açık alanların tercih edildiği kaydedilen taslak raporda, deprem veya diğer afetlerin kış aylarında meydana gelebileceği durumu göz önünde bulundurularak, toplanma alanları olarak kapalı alanların da kullanılmasının gereklilik olduğu aktarıldı. Bu konuda Japonya örneğinin verildiği raporda, "Okullar, yurtlar, gençlik merkezleri, yaşlı bakım binaları gibi alanlar afet esnasında ilk toplanma noktası olarak tercih edilmeli; bu yapılar muhtemel afetler sonrası kullanılabilecekleri dikkate alınarak projelendirilerek inşa edilmeli." ifadelerine yer verildi.

Raporda, deprem sonrasında evler ve çevresel donatılar inşa edilirken, afetzedelerin engelli olma durumları, depremden sonra oluşan fiziksel ve ruhsal rahatsızlıkları ile engellilik halleri hakkında araştırma yapılarak veriye dayalı kentsel tasarım ve belediye hizmetlerinin kurgulanması gerektiği belirtildi.

AKOM BENZERİ YÖNETİM MERKEZİ ÖNERİSİ

Afetlerde Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı binalarının zarar görebildiğinin anımsatıldığı taslak raporda, daha önce İstanbul Kağıthane'de inşa edilmiş AKOM'a benzer, dayanıklı yönetim merkezlerinin belirlenen bölgelerde yapılması önerisinde bulunuldu.

Afet risklerini azaltmak için AFAD tarafından hazırlanan risk azaltma planlarının bazı bölgelerde uygulanmadığı, bazı kurumların haberinin olmadığının fark edildiği belirtilen raporda, planların etkin bir şekilde uygulanması için denetimlerinin yapılması, takip edilmesi için görevli kurullar oluşturulması istendi.

Taslak raporda, anıt eser veya eşsiz taşınmaz kültür varlıklarının doğal salınım periyotları ile bulundukları zemin özelliklerinden dolayı deprem anında yıkılma ihtimali olması durumunda yapının temel sistemine sismik izolatörler entegre edilmesi hususunda fizibilite çalışmaları yapılması istendi. Bu noktada, Türkiye'de bir eski esere yönelik olarak ilk kez Zeynel Bey Türbesi'nde bu yönde bir uygulama yapıldığı anımsatılan raporda, ayrıca bulundukları zeminde sıvılaşma ihtimali olan taşınmaz kültür varlıklarının daha uygun zemin şartlarına nakledilmesine ilişkin kuramsal değerlendirme ve fizibilite çalışması yapılması önerisi yer aldı.

Editör: Emlak Zirvesi