İzTV’de yayınlanan Özgür Coşkun ile Gayrimenkul Dünyası programının bu haftaki konukları oldu. Koç ve Gülderen emlak sektörüne ilişkin gelişmeleri, gayrimenkul alanında merak edilenleri ve Dialog Gayrimenkul Şirketi’nin sektörel faaliyetlerini anlattı.

Emlak Danışmanı Atakan Gülderen Türkiye'nin en büyük gayrimenkul şirketi olma hedefiyle kurulan Dialog Türkiye ile ilgili merak edilenleri cevaplayarak, “Dialog Türkiye, İran’dan Almanya’ya, Almanya’dan Kıbrıs’a, Kıbrıs’tan İstanbul ve İzmir’e uzanan bir firmadır. Yüzde yüz Türk firmasıdır. Şu an 92 franchising şubesi bulunuyor.

Bunların 11 tanesi Ege Bölgesi’nde bulunuyor, tabi yeni açılacakları saymıyorum. 700’ü aşkın danışmanımız var gün geçtikçe büyüyen bir çatımız var. 2017’de kurulduk ama son iki yıldır atağa geçtik.

Özellikle eğitime ağırlık veren, güçlü ve yerli bir marka olmanın bundan geçtiğini düşünüyoruz. Üç tane kurucu ortağımız var; Übeyt Işık, Selma Arabacı ve Prof. Dr. Elif Karakurt Tosun, Elif Hoca biliyorsunuz emlak sektörünün kitabını yazmış biridir” dedi.

‘Güvenilirlik’

Gayrimenkul danışmanlığının önemine dikkat çeken Gülderen, “Temel ihtiyaçlarımızdan biri barınma. Herkes üç kere dört kere ev alamıyor. Bir kere ev alacak vatandaş bir kez emlak danışmanından faydalanacak vatandaşın güvenini sarsmak doğru değil. Biz bu yüzden de eğitime önem veriyoruz. Gayrimenkul alacak kişiye öncülük edip danışmanlık, hatta koçluk yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

Yetki Belgesi için Mesleki Deneyim Şartı Aranmayacak Yetki Belgesi için Mesleki Deneyim Şartı Aranmayacak

Emlak Danışmanı Cansu Koç ise, “Danışmanlık hizmeti yatırımcılar için de çok önemli, sık sık yatırım yapan birinin, bir firma veya danışmanın sağladığı kurumsal güvenle hareket etmesi çok daha kolay ve güvenilir. Bu aslında yatırım danışmanlığıdır” dedi.

40 kişilik ekip

Aralarına yeni katılacak şubelere her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyleyen Gülderen, “Biz şu an İzmir’de her ay franchising semineri veriyoruz. Buraya gelenlerin yüzde 50’i yatırım yapmak için geliyor.

Sıfırdan başlamak isteyenler geliyor. Aslında sıfırdan başlamak olmuyor. Çünkü bizim ortak portfolyomuz var, bunu paylaşıyoruz. Bursa’da 40 kişilik bir ekibimiz var, bu arkadaşlarımız gelişim ve planlama ile ilgileniyorlar. Franchising yatırımcılarımıza yardım ediyorlar. Tabi şubelerimiz istediği taktide biz her türlü desteği vermeye hazırız” diye konuştu. 

Kurumsal bir firma olmanın önemine değinen Koç ise, “Biz istiyoruz ki beraber büyüyelim. ‘Ofisimizi açtık hadi artık kendininiz halledin’ demiyoruz, anahtar teslimden sonra merkez ekimizle birlikte neye ihtiyaç varsa yanlarında oluyoruz. Zaten kurumsal bir firma olmanın en büyük avantajı da bu diyebiliriz.

Bu işi hiç bilmeyen ya da yerel emlak işletmeleri için de arka planda sizin istihdam sağlamadığınız ve sizin için çalışan 40 kişilik bir ekip var. Her planı hazırlayan, alt yapıyı sağlan bir ekip, dolayısıyla bu onlara hem başlangıç aşamasında hem de işin hız kazandığı aşamada çok önemli bir destek sağlıyor” dedi.

İranlıların Türkiye’den gayrimenkul edinmesinde artış yaşanmasını değerlendiren Gülderen, “İran’da yaşam şartları çok iyi değil o nedenle insanlar cennet vatan Türkiye’yi seçiyor. Son zamanlarda dolar kurunun artmasıyla bizi geri planda tutabiliyor, burada da konut almak artık çok kolay değil.

Vatandaşlık alabilmesi için 400 bin dolarlık konut alması gerekiyor. Oturum izni için 80 bin dolar ödemesi gerekiyor. Öte yandan bize yeterli gelmiyor ama İranlılar için Türkiye’de ki eğitim yeterli ve bunun için de Türkiye’yi tercih ediyorlar. Bu durumun ülkemize ekonomik bir katkısı var” dedi.

Konut kredilerinin yüksek olması ve kredi başvurularına olmuşuz dönüşlerin armasına ilişkin Gülderen, “Şu an banka kredileri eve biraz kapalı ama ben eylül ayından sonra bunun düzeleceğini düşünüyorum.

Ancak gayrimenkul durmuyor, konut yatırımı yavaşlamış olabilir ama arsa alımlar devam ediyor. Bizim Dialog Arsa diye bir oluşumuz da var. Bu şirketimizin elinde 2 milyar TL’ye yakın arsa bulunuyor. Biz bunu sadece kendi ofislerimize paylaşıyoruz” diye konuştu.

‘Kazandıkça kazandırıyoruz’

Yabancı sermayeli şirketlerin dolar endeksli ek ücretlerine değinen Gülderen kendi franchise sistemlerinin farkını şöyle anlattı: “Bizim Anadolu’dan gelen bir ahilik geleneğimiz vardır. Bu çalışma sistemi dürüstlük ve doğru iletişimle başlıyor. Biz bunu gaye ediniyoruz. Kapımızı çalan, yatırım yapmak ya da yatırımını satmak isteyen kişilerle iletişimi önemsiyoruz.

Bizim ismimiz zaten Dialog. Yabancı menşeili bir firma olmadığımızdan dolayı kişilere ekstra maliyetler yüklemiyoruz. Şu anda maalesef Amerikan şirketlerinin hegemonyası altında ilerliyoruz. Burada yüzde yüz Türk markası olmak bizi nasıl ön plana çıkaracak? Bir yatırımcı olarak söyleyeyim, biz dolar kuruyla çalışmayız. Bizim anlı şanlı Türk liramız var.”

Koç da, “Bütün bunların hepsi hem ofis için hem danışmanlar için büyük yükler. Bizim yıllık aidat dışında hiçbir ücret talebimiz yok. İstediği ofisi istediği şekilde kullanabilir. Bununla ilgili zaman sınırlamamız da yok. Bir danışman kotamız da yok. Bu aynı zamanda ofis brokerları için de bu şekilde.

Franchise bedeli her markada var. Bir şey almanız gerekiyor ki siz bu ofislere hizmet verebilesiniz. Bu sayede arka planda bir ekip sizin için çalışabilsin. Ancak teknoloji bedeli, iletişim bedeli artık çok büyük yük oluyor. Biz danışmanlarımıza yük olmuyoruz. Şu ana kadar hiç kapanan ofisimiz yok.  Bu kazandıkça kazandıran bir sistem” diye ekledi.

‘Karşıyaka revaçta’

İzmir’de gayrimenkul sektörünün en canlı olduğu ilçenin Karşıyaka olduğuna vurgu yapan Gülderen, şirketlerine gelen ofis talepleri ile ilgili şu bilgileri paylaştı:

“Şu anda franchise olarak Karşıyaka bölgesi revaçta. Karşıyaka, Mavişehir… Çünkü gayrimenkul sektörü buralarda hızlı dönebiliyor. Bayraklı bölgesinde de ticari faaliyetler fazla olduğu için oradaki ofislerden gelen taleplerimiz var.

Narlıdere, Güzelbahçe mevkiinde de ofis talepleri geliyor. Yeni gelen talepleri de birbirlerine engel teşkil etmeyecek şekilde yönlendiriyoruz. Biz bunu korumaya çalışıyoruz çünkü  yatırımcıyı artırmak ne kadar hedefimizse korumak da hedefimiz. O yüzden belirli lokasyonlarda, belirli nüfusa hitap edebilecek ofislerle çalışıyoruz.”

Gayrimenkul taleplerinin İzmir’de şu anda bir artı bir ağırlıklı olduğunu söyleyen Gülderen, “Çiğli Balatçık bölgesi şu anda çok revaçta. Menemen, Seyrek taraflarında aynı şekilde. Biraz daha lüks olarak düşünürsek Urla bölgesi popüler.

Şu anda daha temelden 3 milyon dolar’a satılan yerler var. Talep de yoğun” dedi. Kendilerine gelen yatırımcı talepelerinin çok yoğun olduğunu söyleyen Gülderen, “Burada sosyal medyayla da haşır neşir oluyoruz. Biz gayrimenkul sektörünü sarı sayfalardan bilsek de, iş aslında sosyal medyada. Çekimlere inanın çok fazla para harcanıyor” diye ekledi.

Editör: Emlak Zirvesi